|
24/03/2006
Amazon kendini kurtarmaya çalışıyor
Kaynak: www.cnnturk.com
Hemen önlem alınmazsa 2050 yılına kadar ormanların yüzde 40'ı yok olabilir
Yeni bir araştırmaya göre Amazon yağmur ormanlarındaki bazı ağaçlar, yağışlı sezonun aksine, en hızlı gelişimini en kurak ve güneşin en yoğun olduğu mevsimde yaşadı.
Araştırma, kuraklığa daha fazla dayanabilen yaşlı ağaçların korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha gösterdi.
Çünkü bu etki yeniden ağaçlandırılmış bölgelerde değil, sadece yaşlı ağaçların bulunduğu bozulmamış ormanlarda görüldü.
Araştırmacılara göre ağaç kesimlerinin devam etmesi, el değmemiş alanların bile kuraklık yaşamasına sebep olacak.
Meralar kurudu
Kuzey ve doğu Amazon'un uydu fotoğraflarında renk değişimlerini inceleyen araştırmacılar, beş yıl boyunca farklı zaman ve farklı bölgelerde bitki örtüsü miktarını belirledi.
Çalışmayla, el değmemiş ormanların çoğu bölgesinin, temmuzdan kasıma kadar süren kurak sezonda daha fazla yeşillendiği ortaya çıktı. Meralar ise aynı mevsimde kurudu ve daha da kahverengi oldu.
Benzersiz özellikler
Bitki ekosistemlerinin büyük bölümü, su olduğu zaman en büyük gelişimini gösterir. Fakat Amazon ekibi yaşlı ağaçların, derinlere uzanan kökleri sayesinde suya ulaşabildiğini söylüyor.
Araştırmasını 'Geophysical Research Letters'da yayımlayan Tucson'daki Arizona Üniversitesi'nden Alfredo Huete keşfin, Amazon gibi yağmur ormanlarının benzersiz özelliklerinin altını çizdiğini söylüyor.
Sancılı bir süreç geliyor
İngiltere'deki Leeds Üniversitesi'nden yağmur ormanları uzmanı Oliver Philips ise şimdilik bu etkinin tüm Amazon'a yayılıp yayılmadığını bilmediklerini söylüyor.
Çünkü aynı kurak sezonda, nispeten genç ağaçların bulunduğu bölgelerde diğer bölgelerdeki kadar yeşillenmeye rastlanmıyor. Phillips, "yaşlı ağaçlar, ormanın yapamadığı bir şeyi yapıyor" diyor.
Yaşlı ağaçlar yok olduğunda yerlerine yenilerinin gelmesinin çok zor olacağını ifade eden Huete, ağaç kökleri çabuk büyüyemediği için bu aşamanın son derece yavaş ve narin geçeceğini söylüyor.
Yüzde 40'ı yok olacak
Brezilya'daki Minas Gerais Üniversitesi'nden Britaldo Silveira Soares-Filho ise hemen yeni önlemler alınmazsa 2050 yılına kadar Amazon ormanlarının yüzde 40'ının kaybedileceğini belirtiyor.
Soares-Filho ve ekibi, park haline getirilen doğal rezerv alanlarının korunmasının, ormanların Brezilya'daki kısmının yok olmasını önlemeye yetmeyeceğini düşünüyor. Zira soya üretimi ve hayvancılığın boyutları giderek genişliyor.
Hayvanlar da tehlike altında
Bu yetmezmiş gibi bölgeye, ormanların içinden geçen yollar inşa ediliyor. Soares-Filho, ormanın kontrolsüz şekilde yok edilmesi halinde en büyük su havzalarından altısında bitki örtüsünün üçte ikisinin yok olacağı uyarısında bulunuyor.
Tabii ki, bölgede yaşayan hayvanlar da bu durumdan nasibini alacak. Anavatanı Amazon ormanları olan 382 memeli türünün dörtte biri, 2050 yılına kadar yuvalarını kaybedecek.
|
|
|
|
|
|
|
Kıyamete birkaç dakika... 14.01.2007 Radikal
Nükleer gerilim ve iklim değişikliği biliminsanlarına 'Kıyamet Saati'ni yeniden ayarlama kararı aldırdı. Çarşamba Washington ve Londra'da saati eşzamanlı ileriye götürecek bilim insanları, 'Nükleer Armageddon'a yaklaştık' diyor
CHICAGO - ABD'nin Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atmasından iki yıl sonra, 1947'de kurulup çalıştırılan 'kıyamet saati'nin tiktakları hızlanıyor. Atom bombası geliştirilmesine katılmış bilim insanlarının 1945'te Chicago'da kurduğu Atom Bilimcileri Bülteni'nin projesi olan kıyamet saati, çarşamba günü Washington ve Londra'da eşzamanlı yapılacak eylemle geceyarısına (kıyamete) biraz daha yaklaşacak. Halihazırda gece yarısına yedi dakika kala duran saatin ne kadar ileri gideceği şimdiden açıklanmasa da, bunun dünyanın nükleer 'Armageddon'a yaklaştığı, vahim tehditler içeren ikinci nükleer çağa girildiğinin uyarısı olacağı belirtildi.
Nükleer enerji de dert
Ünlü fizikçi Stephan Hawking'in de bir konuşma yapacağı eylem, İran'ın sivil nükleer tesislerini İsrail'in 'mini' nükleer bombayla yok etmeyi planladığı ve ABD'nin yeni kuşak nükleer savaş başlığı geliştireceği haberlerinin patlak vermesinin ardından geldi. Yayın kurulu ve sponsorları arasında 17 Nobel ödüllü kişi bulunan bülten, İran ve Kuzey Kore'nin nükleer emelleri, terörizmin yükselişi, Rusya'daki nükleer malzemenin denetimsizliği, ABD ile Rusya'nın 25 bin nükleer savaş başlığından 2 binini fırlatmaya hazır tutmasına dikkat çekerek ekledi: "İklim değişikliğinden kaynaklanan baskıların nükleer enerji kullanımını yaygınlaştırmasıyla nükleer silahlanma artacak."
Bugüne dek 17 kez ileri-geri alınan saat, son olarak 2002'de ABD'nin anti balistik füze anlaşmasından çekilmesi ve teröristlerin kitle imha silahı ele geçirmeye çalıştığı haberleri üzerine iki dakika ileri gitti. Böylece gelinen gece yarısına yedi dakika kala, Soğuk Savaş'ın bitiminden beri en tehlikeli konum. 1998'de Hindistan ile Pakistan'ın nükleer deneme yapması üzerine saat gece yarısına 14 dakikadan dokuz dakika kalaya götürülmüştü. 1984'te Soğuk Savaş silahlanması doruktayken saat gece yarısına üç dakika kalayı gösteriyordu. 1949'da Sovyetler ilk atom bombası denemesi yaptığında da gece yarısına üç dakika kalaya ilerletilen saat, 1953'te ABD ile Sovyetlerin hidrojen bombası denemeleri yapması üzerine iki dakika kalaya getirilmişti. Silahsızlanma anlaşmaları gibi gelişmeler kaydedildiğinde ise saat geri gidiyor. (afp, Reuters)
|
|